Kalpteki Ritim Düzensizliğine Dondurarak Tedavi

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi'nde 'atriyal fibrilasyon' denilen kalpteki ritim düzensizliği hastalığını dondurucu bir yöntemle tedavi operasyonlarına başlandı.

Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Kanadaşı, Türkiye'de bir yıldan bu yana uygulanan bu yöntemi, bölgede ilk kez kendi bölümlerinde de uygulamaya başladıklarını söyledi. Prof.Dr. Kanadaşı, damarların kalbe girdiği ağızları eksi 50 dereceye kadar soğutup yaktıklarını belirterek, "Damar ağızlarını dondurarak kalp yetmezliğine ve felce neden olan bu hastalığı önlemiş oluyoruz" dedi.

Kalpteki ritim düzensizliğinin, kalp yetmezliğine neden olduğunu ve kalbin içinden beyine kan pıhtısı attığını aktaran Prof.Dr. Kanadaşı, beyne atılan kan pıhtısının halk arasında 'inme' denilen felce yol açtığını kaydetti.

FELCE NEDEN OLUYOR

Her 5 felç vakasından 1'inin bu rahatsızlık sebebiyle yaşandığına dikkat çeken Prof.Dr. Kanadaşı, "Eğer bu hastalık erken dönemde tedavi edilirse, ritim düzensizliği kronik, yani uzun süreli hale gelmiyor ve buna bağlı olarak beyne pıhtı atmıyor. Bu rahatsızlığın 50 yaşına kadar görülme oranı yüzde 1, 70'li yaşlarda yüzde 5-10'a kadar çıkıyor. Rahatsızlık yaşayanların yüzde 15-20'si felç geçiriyor" diye konuştu.

13 HASTAYA UYGULANDI

 

Prof.Dr. Kanadaşı, tıp dünyasında 'atriyal fibrilasyon' denilen kalpteki ritim düzensizliği hastalığına karşı meslektaşı Prof. Dr. Mesut Demir ile birlikte yaptıkları operasyon hakkında şu bilgileri verdi:

 

"Akciğerden kalbin sol kulakçığına giren 4 tane damar var. Bu damarların girdiği ağızlardan kaynaklı kalpte ritim düzensizliği oluşuyor. Bir balon yardımıyla 4 damarın ağız kısmına giriyoruz. Zamanla yaş ilerledikçe zorunlu hale gelen damar ağızlarına dondurma işlemi yapıyoruz. Yani damar ağızlarını eksi 45 ve 50 dereceye kadar soğutarak donduruyoruz. Böylece işlevini yine sürdüren damarlardan kaynaklanan ritim düzensizliğinin kalbi olumsuz etkilemesini önlüyoruz. Bu işlem, yaklaşık 2 saat sürüyor. Zor bir işlem olduğu için tecrübe gerektiriyor. Avrupa'da yaklaşık 3, Türkiye'de ise son 1 yıldır bu yöntem uygulanıyor. Türkiye'de bir yıldan bu yana çok az merkezde uygulanan bu yöntemi Balcalı Hastanesi'nde bugüne kadar 13 hastaya başarıyla uyguladık."